25 Ağustos 2011 Perşembe

Kaç yapar 40 sorunsalı

Evet efendim yeni bir böcek, böcük, haşerat, haşere ve türevleri yazısıyla daha karşınızdayım. Yemin ediyorum bubocuksubocuk koysam da olurmuş yani blogun adını. Bugün ben yine bu böcekgiller familyasından birine çok pis sinirlendim. Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu canlının adı kırkayak! Büyük harflerle yazmıyorum çünkü kendisi bir karasinek haysiyetine bile sahip değil efendim. Keşke şu karikatürdeki gibi şirin olsa da banyomuza gayet insani ihtiyaçlarımızı gidermek için girdiğimizde 'hiyaaaa ananı...' efektiyle başbaşa, bu hain canlıyla yüzyüze kalmasak. O kadar iğrenç ki onu öldürmek için bir şey bulamıyorum, terliğimin altına bile kıyamıyorum yani düşün artık gerisini. Bir de bu canlı tehlike sezince bi kıvrılıyor falan ölü taklidi yapıyormuş kendince ama olmuyor çok başarısızsın bebeğim... Peki öldürdükten sonra mesele bitiyor mu tabi ki hayır ne münasebet...Bu iğrenç cesetten nasıl kurtuluruz sorunu başlıyor bu sefer de. Siz hiç kırkayak öldürdünüz mü? Eğer öldürmediyseniz ne kadar iğrenç bir cesedi olacağını tahmin bile edemezsiniz... Yaşama sevincimi söndürdü, gençliğimin baharında bir kara bulut gibi üzerime çöktü şu canlının dünya üzerindeki varlığının farkına varmak. 20 yıllık evimizden soğudum. Bütün çocukluk anılarım şu kırk ayaklı canlının kırk ayağınun altında ezilip gitti. Nice yiğitler bu canlıyı görünce üzerine sabun dökerek, parfüm sıkarak öldürmeye çalışırken kayıp başlarını küvet kenarlarına vurdular... Ah kırkayak sen bize neler yaptın? Sana kızgın olarak başladığım bu yazı 'üstün iğrençliğine' saygı duymamla birlikte giderek yumuşadı ve sitemkar bir hava aldı... Ama bu senden nefret ettiğim gerçeğini değiştirmiyor bebeğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder